Pedagog, Psikolog ve Psikiyatristlere Neden İhtiyaç Duyarız?

28/10/2009 ·

Sorunlarımızı bir arkadaşımızla paylaşmak yerine bir uzmana danışmak arasındaki fark nedir ?
Her insan gibi; zaman zaman zor günler geçirebiliriz ve bu dönemlerde bütün ihtiyacımız iyi bir arkadaşın bizi dinlemesi, anlaması ve yanımızda olup destek vermesi olabilir. Fakat sorunlarımız daha ciddi bir problemden kaynaklandığında arkadaşımızın bizi yargısızca dinleyebilmesi imkansız hale gelebilir. En iyi arkadaşımız bile bu sorunlar karşısında bizi neşelendirmeye yada aynı sorunu tekrar tekrar konuşmamızdan rahatsızlık duymaya başlayabilir. İşin aslı bazen içinde bulunduğumuz ruh halinde kalmamız, ve konuyu yeterince anlayana kadar tekrar tekrar konuşmamız son derece çok önemlidir.

Bir Uzmanla  görüşmeniz size; duygu ve düşüncelerinizden dolayı yargılanmadan güvenli bir ortam içinde problemlerinizi incelemenize imkan sağlar. Bir Pedagog, Psikolog veya Psikiyatrist; sizin veya çocuğunuzun bilinç altınızda yatan sorunlara inebilir ve yaşadığınız bu problemleri neden yaşadığınızı, nasıl değiştirebileceğinizi söyleyebilir ve aşmanız gereken süreçleri geçirmenize destek olur.
Oysa arkadaşlar sadece probleminizi unutmanızı ve geçici olarak kendinizi iyi hissetmenize yardım eder. 

Uzmanlara danışmak, günlük hayatımızda karşımıza çıkan problemlerle başa çıkabilmeye ve tıkandığımız durumlarda çözüm üretmeye yardımcı olur. Sistematik ve yapılandırılmış profesyonel bir hizmet olan psikolojik-psikiyatrik danışmanlık bireye kendi kaynaklarını keşfettirebilme, sorunların kökenine inebilme, kendini tanıma ve geliştirme, gerginliklerini azaltabilme, baş etme mekanizmalarını güçlendirme v.b. konularda destek olur.

Psikolojik-Psikiyatrik-Pedagojik danışmanlık tüm bu unsurları yerine getirebilmek için çeşitli terapi ve değerlendirme yöntemlerini kullanır. Bu amaç doğrultusunda bireye fayda sağlayacak terapi yöntemi tespit edilir ve bu terapileri uygulamada yetkin pedagog-psikologlar-psikiyatristler soruna en kısa sürede ve en etkin biçimde çözüm üretir.

7/24 PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANISMANLIK, KISISEL GELISIM ve EGITIM HIZMETLERI

Rihtim cad. Tayyareci Sami sok.  KADIKÖY  İstanbul

Randevu ve İletişim MSN: ekremculfa@hotmail.com

Telefonlarimiz: 05057675885 - 05333738123 - 02163476003

Yorum (yok) Yorum yaz!

Pedagog, Psikolog ve Psikiyatristlere Neden İhtiyaç Duyarız?

28/10/2009 ·

Sorunlarımızı bir arkadaşımızla paylaşmak yerine bir uzmana danışmak arasındaki fark nedir ?
Her insan gibi; zaman zaman zor günler geçirebiliriz ve bu dönemlerde bütün ihtiyacımız iyi bir arkadaşın bizi dinlemesi, anlaması ve yanımızda olup destek vermesi olabilir. Fakat sorunlarımız daha ciddi bir problemden kaynaklandığında arkadaşımızın bizi yargısızca dinleyebilmesi imkansız hale gelebilir. En iyi arkadaşımız bile bu sorunlar karşısında bizi neşelendirmeye yada aynı sorunu tekrar tekrar konuşmamızdan rahatsızlık duymaya başlayabilir. İşin aslı bazen içinde bulunduğumuz ruh halinde kalmamız, ve konuyu yeterince anlayana kadar tekrar tekrar konuşmamız son derece çok önemlidir.

Bir Uzmanla  görüşmeniz size; duygu ve düşüncelerinizden dolayı yargılanmadan güvenli bir ortam içinde problemlerinizi incelemenize imkan sağlar. Bir Pedagog, Psikolog veya Psikiyatrist; sizin veya çocuğunuzun bilinç altınızda yatan sorunlara inebilir ve yaşadığınız bu problemleri neden yaşadığınızı, nasıl değiştirebileceğinizi söyleyebilir ve aşmanız gereken süreçleri geçirmenize destek olur.
Oysa arkadaşlar sadece probleminizi unutmanızı ve geçici olarak kendinizi iyi hissetmenize yardım eder. 

Uzmanlara danışmak, günlük hayatımızda karşımıza çıkan problemlerle başa çıkabilmeye ve tıkandığımız durumlarda çözüm üretmeye yardımcı olur. Sistematik ve yapılandırılmış profesyonel bir hizmet olan psikolojik-psikiyatrik danışmanlık bireye kendi kaynaklarını keşfettirebilme, sorunların kökenine inebilme, kendini tanıma ve geliştirme, gerginliklerini azaltabilme, baş etme mekanizmalarını güçlendirme v.b. konularda destek olur.

Psikolojik-Psikiyatrik-Pedagojik danışmanlık tüm bu unsurları yerine getirebilmek için çeşitli terapi ve değerlendirme yöntemlerini kullanır. Bu amaç doğrultusunda bireye fayda sağlayacak terapi yöntemi tespit edilir ve bu terapileri uygulamada yetkin pedagog-psikologlar-psikiyatristler soruna en kısa sürede ve en etkin biçimde çözüm üretir.

7/24 PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANISMANLIK, KISISEL GELISIM ve EGITIM HIZMETLERI

Rihtim cad. Tayyareci Sami sok.  KADIKÖY  İstanbul

Randevu ve İletişim MSN: ekremculfa@hotmail.com

Telefonlarimiz: 05057675885 - 05333738123 - 02163476003

Yorum (yok) Yorum yaz!

Psikolog, Çocuk Psikololoğu ve Pedagoglar-İletişim ve Randevu

7/9/2009 ·

7/24 PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANISMANLIK, KISISEL GELISIM ve EGITIM HIZMETLERI

Rihtim cad. KADIKÖY  İstanbul

Kurumsal MSN: danisman724@hotmail.com

Telefonlarimiz: 05057675885 - 05333738123 - 02163476003

Kurucu: Dr. Ekrem Çulfa,

Web:www.ekremculfa.com

 MSN: ekremculfa@hotmail.com

Yorum (yok) Yorum yaz!

Neden Online Terapi,Destek,Danışmanlık,Psikolog,Pedagog,Psikiyat

31/7/2008 ·

Neden Online Terapi,Destek,Danışmanlık,Psikolog,Pedagog,Psikiyatrist, Uzman ?

Günümüz dünyası ve Türkiye'sinde bireysel iş yoğunluğu ve çalışma stresi hızla artış göstermektedir. Yoğun, hızlı ve tempolu olan çalışma koşulları teknolojik gelişimleri kullanmayı ve yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası yapmayı zorunlu kılmıştır.

Yoğun çalışma temposu içinde tüm zamanını ve hayatını iş ortamında yaşamak zorunda kalan ve sağlık sorunlarının çözümünü erteleyen bireylerin internet imkanlarından faydalanarak sağlık problemlerine çözüm ve cevap bulmaları büyük bir kolaylık ve yaşamsal bir ihtiyaç durumuna gelmiştir. Çalışmış oldukları işletmelerde telefon ile görüşmeye imkan bulamayan kişilerin adeta 24 saat internet kullanıyor olmaları internetin çok daha büyük potansiyellere sahip olmasını sağlamıştır.

Not: Eğer Mümkünse tabii ki yüzyüze görüşmek daha faydalı.
7-24 PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANIŞMANLIK, KİŞİSEL  GELİŞİM ve EĞİTİM HİZMETLERİ Rıhtım cad. Tayyareci Sami sok. Çamkök İşhanı No:8 KADIKÖY
05057675885-05333738123-02163476003
www.ekremculfa.com
Assoc. Prof. Dr. Ekrem Çulfa
MSN: ekremculfa@hotmail.com
www.ozelpedagog.com

Yorum (yok) Yorum yaz!

Mutsuz başlayan bir evlilik nasıl düzelir?

30/7/2008 ·

Mutsuz başlayan bir evlilik nasıl düzelir?

Böyle bir eş ve evlilik hayal etmemiştiniz. Ailenizin, arkadaşlarınızın etkisinde ya da bunalımlı bir zamanınızda karar verdiniz.

Ama hayal kırıklığına uğradınız. "Hiç hayal etmediğim bir insanla hayal bile edemeyeceğim bir evlilik yaptım?" diye pişmanlık duyuyorsunuz. Başkaları evlilikle gül bahçesine girerken; kendinizi yıkılan hayallerinizin enkazı altında kalmış gibi hissediyorsunuz. "Keşke, keşke" deyip duruyorsunuz.
Ya da severek evlendiniz; ama evlendikten sonra hiçbir şey istediğiniz gibi olmadı.
Peki ne düşünüyorsunuz? Başlamadan bitirmeyi mi?
O kadar kolay mı bir insanın dünyasına girdikten sonra onu yüzüstü bırakıp kaçmak?
Evlilik evcilik değil ki, "ben bu oyunu beğenmedim" deyip çekip gidesiniz? Öyleyse ne yapmalısınız?
Önce bütün gücünüzü toplayarak o enkazın altından kalkmaya çalışın. Şayet "ben bu enkazın altından kalkamam" der umudunuzu yitirirseniz, orada öylece çürür gidersiniz. Unutmayın bazen enkazlar altından defineler çıkar. Gül bahçeleri ise bir hazanda solup gider. Belki enkaz kabul ettiğiniz evliliğinizin altında büyük bir mutluluk definesi gizlidir. Beyninizi o defineyi bulmak için çalıştırın.
Eee, ne de olsa define bulmak o kadar da kolay değil. Yorulacak, acı çekecek, üzülecek ve gözyaşı dökeceksiniz. Ama defineyi bulduktan sonra da ömür boyu mutlu olacaksınız. Hiçbir şey kolay değil ki!
"Neden bunca zahmete katlanayım derseniz?" Hayatta hiçbir şey kolay elde edilmiyor. Tepesinde yakıcı yaz sıcağını hissetmeyen meyve, olgunlaşmıyor. Sınav sıkıntısını çekmeyen öğrenci başarı belgesini eline alamıyor.
Ama ekser insanlar, "hayatta yüzüm bir kez bile gülmedi, bundan sonra da güleceğini sanmıyorum" diyerek ümidini yitiriyor. Olayları gözünde büyütüp, hayatla olan bağlarını koparıyor. Eşinin her hareketini ters görüyor.
Oysa "ben bu evlilikte mutlu olacağım, kötü giden şeyleri azim ve irademle düzelteceğim" diyenler mutluluğu yakalıyor. Nitekim, tarih ümit ve azimle çalışanların başarı öyküleriyle doludur. Meselâ dünyanın en ünlü konuşmacısı Cicero kekeme olduğu, Einstein 9 yaşına kadar konuşamadığı ve ailesinin onu özürlü sandığı, başarısız olduğu için okuldan atıldığı, Beethoven'in ise 9. Senfoni'yi sağırlık döneminde bestelediği, Edison'un iki bininci deneyinde bile vazgeçmeyip, durmadan çalışmak yüzünden gözleri yanıp dayanılmaz sancılar çekerek sonunda başardığı söylenir.

Bu arada dilek tutmayı da unutmamak gerekiyor. 30 yıl boyunca dilek tutmanın gücünü araştıran Harvardlı bilim adamı Dr. Herbert Benson, bütün dilek tutma biçimlerinin stresi yatıştırdığını, bedeni sakinleştirdiğini ve şifalı gevşeme tepkisi uyandırdığını söylüyor. Eşinizle oturun ve yüreğinizi ve gönlünüzü açın, birbiriniz için sesli dilek tutun ve pozitif cümleler kurun. Dilek tutmak istediğinizden emin değil misiniz? O zaman bunun yerine sahip olduğunuz nimetleri saymayı deneyin. Her gün başınıza gelen üç iyi (büyük ya da küçük) şeyi yazın ve bu iyi şey neden gerçekleşti, diye sorun. 3 ay sonra ciddi derecede daha mutlu hale geldiğinizi göreceksiniz.
Sonuç olarak daha fazla bilgi, uygulama ve doğru çözüm için mutlaka bir pedagog veya psikologtan destek alınız.

Kaynaklar

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::